13.5.08

bizimkiler

onlarla ilişkim,beş veya altı yaşlarımdayken başladı... Ben veteriner bir babanın kızıyım.kendimi bilmeye başladığım ilk yıllarda anlaşıldı ki hayvanlardan ölesiye korkan,baygınlıklar geçiren bir çocuktum..babam için ne büyük bir hayal kırıklığı olduğunu çok geç anladım.. öyle ki sabahları okula gitmek için bahçeden adım atmadan önce dışarıyı kolaçan ederdim..büyük veya küçük hiç farketmez ..herhangi bir hayvan olmamalıydı.yoksa o gün okula gitmemek için ne gerekiyorsa yapardım ..numaradan hastalanırdım ya da ayağımı burkardım, evimizin merdivenlerinde.tabii ki biliyorlardı numara yaptığımı..o zaman aile fertlerinden birine düşüyordu beni okula hatta sınıfıma kadar bırakmak...okula gitmediğim tatil günlerinde de lojmanın ikinci katından bahçeye bakarken ,o gün muayene olmaya gelmiş hayvanları görüp çığlık çığlığa içeriye kaçardım..kısacası çok komiktim.. babam bir gün elinde küçücük sarı bir kediyle eve geldi.benim için tehlike çanları çalmaya başladı..ne kadar zaman sürdü savaşımız hatırlamıyorum.ben kaçtım ,o kovaladı.ben kovaladım, o kaçtı.zoraki de olsa onu çok sevdim..altı,yedi sene yaşadı bizimle..bir gün gitti ve gelmedi..daha sonraları da kopamadım kedilerden ,kopmak da istemedim . kedilerle sorunum bitmişti ama diğer hayvanlara yaklaşamadım uzunca bir süre şimdilerde kocaman bir köpeğim ve kedilerimle beraber yaşıyorum ..şunu söylemeliyim gerçekten onlarsız olmaz..olmamalı..

1 yorum:

Recep Hilmi Tufan dedi ki...

Gerçekten ilginç bir hikâye. Hem veteriner kızısınız hem de zamanında hayvanlardan korkuyormuşsunuz. Ömür boyu mutluluklar size...